Satış ve Danışma Hattı: 0224 267 20 21 Türkçe

Lainox Türkiye, Naboo ile sektördeki rekabeti zirveye taşıyacak

Sofistike ürünler tasarlayan, akılı teknolojiler geliştiren ve performansı kusursuz sonuçlarla birleştiren profesyonel fırınların markası Lainox, bugüne kadar sektör firmaları altında sınırlı ürünle Türkiye pazarında yer almıştı. Şimdi Lainox Türkiye olar

Ali Group, kendi bünyesinde 73 marka barındıran, 40’ın üzerinde de üretim merkezi olan Avrupa’nın endüstriyel mutfak ekipmanları konusundaki en büyük firması. 30 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren İtalyan firması Ali Group, yıllık 2 milyar Dolarlık ciroya sahip. 30 yıl önce ilk konveksiyonel fırını üreten Lainox da Ali Group bünyesinde, alanında en prestijli markalardan biri. Sofistike ürünler tasarlayan, akılı teknolojiler geliştiren ve performansı kusursuz sonuçlarla birleştiren profesyonel fırınların markası Lainox, bugüne kadar sektör firmaları altında sınırlı ürünle Türkiye pazarında yer almıştı. Şimdi Lainox Türkiye olarak endüstriyel fırın sektöründe rekabeti zirveye taşıyacak gibi görünüyor.



Lainox Türkiye’nin başında sektörün yakından tanıdığı, uzun süre önemli pozisyonlarda görev almış Gürkan Dişçeken var. Lainox Türkiye Direktörü Gürkan Dişçeken, markayla ve Türkiye yapılanmasıyla ilgili şu bilgileri veriyor: “Lainox bir İtalyan devi. 30 yıldır bu pazarın içinde. Lainox daha önceleri sektördeki büyük bayilerin bünyesi altında pazarda satılan bir markaydı, fakat Naboo dünya pazarına tanıtıldıktan sonra Türkiye pazarındaki payını arttırmak gerekliliğine inanan İtalya pazardaki hedeflerini büyütmek için görüşme talep etti. 2013 Host Fuarı’nda amiral gemisi olan Naboo fırınıyla dünyada ses getiren Lainox, şu anda pazarda son derece agresif iddialı bir marka konumuna geldi. Lainox Türkiye’yi ise geçtiğimiz Ağustos ayında kurduk. Yapılanmamızı sürdürüyoruz. Türkiye’deki satış stratejimizi bayilerimiz üzerine kurguladık. Her bölgede yetkili bir ana bayi ve ona bağlı alt bayilerimiz olacak.”



Her bütçeye uygun seçenek sunuyor

Lainox’un bölgedeki en büyük avantajı, kaliteli ürünleri ve her bütçeye uygun ürün seçeneği sunması. Başlangıç seviyesinden orta seviyeye ve ardından en üst seviyeye pişirme alışkanlıklarını yavaş yavaş değiştirmek isteyen marka, sektörü en üst seviye akıllı teknolojiler kullanır noktaya getirme hedefiyle çalışmalarını sürdürecek. Gürkan Dişçeken, “Amiral gemimiz olan Naboo’yu otomobil markası Maserati’ye benzetiyorum. Bizden Maserati’yi Mercedes’ten daha ucuz bir fiyata almaları mümkün oluyor. Bu da pazardaki son kullanıcıya daha kaliteli bir ürünü gereksiz pahalı Alman markalarından kurtaracak. Ülkemizde geleneksel pişirme yöntemleri çok yaygın ancak şeflerimiz kendilerini geliştirmeye çok açık insanlar. Şefler, yatırımcıları, restoran ve otel sahiplerini yeni teknolojileri satın almaları konusunda pek ikna edemiyor. Bu noktada öncelikle buharlı kombi teknolojisini alıştırıp sonrasında dünyanın en teknolojik fırını olan Naboo’yla buluşturmayı hedefliyoruz. Bu pazardaki rekabeti de arttıracaktır.”





Bugünkü akıllı teknoloji olarak geçen buharlı kombi teknolojisi, istediğiniz nem oranında içerideki havayı ayarlayabildiğiniz profesyonel pişirme cihazıdır. Şeflerin tencere pişirme teknolojisinden çok daha kolay bir teknolojiye geçmelerini sağlayacaklarını söyleyen Dişçeken, ürünlerinde lezzetli pişirimi kolaylıkla buluşturduklarını belirtiyor. Dişçeken, “Şu anda kullanılan teknolojide şefin yemeği sürekli kontrol etmesi gereken bir sistem var. Akıllı fırınlara bu işi devrettiğinizde fırın sizin adınıza işleyişi sürdürüyor. Örneğin, koyduğunuz etin büyüklüğünü, miktarını, porsiyonunu otomatik olarak algılıyor. İhtiyacı olan enerjiyi tam ve eksiz olarak veriyor. Pişirdikten sonra sizi uyarıyor. Bu da iş kalemi çok sayıda olan bir executive chef için gereken zaman, konsantrasyon ve enerji tasarrufunu beraberinde getiriyor. Şef, yeni mönüler tasarlamak, personel eğitimleri vermek, kaliteli hammadde alımıyla ilgilenmek gibi işinin kalitesini artıracak alanlara yönelecek enerji ve zaman bulabiliyor. Bizim yapmak istediğimiz de insanlara ihtiyacı olan zamanı sunabilmek.”



İnternete bağlanabilen akıllı fırın teknolojisi

Lainox’un ürün gamında bulunan doğalgazlı ve elektrikli tüm fırınlar Wi-Fi üzerinden internete bağlanabiliyor. Dolayısıyla ister bir tane ister 200 tane fırınınız olsun tümünü cep telefonu veya dizüstü bilgisayarınızdan kontrol edebiliyorsunuz. Bu teknik servis anlamında da büyük kolaylık sağlıyor. Lainox yetkili servisleri, arızayı fırına bağlanarak tespit ediyor ve kısa süre içinde müdahale edebiliyor. Lainox ürünlerinde çorba ve soslar dışında tüm yemekleri pişirmek mümkün. Kullanım kapasitesine göre her ebatta fırın mevcut. Vakumla ya da cam kavanozda pişirme yapabildiğiniz gibi smokegrill özelliğiyle tütsülenmiş ya da mangal lezzeti elde etmek mümkün oluyor.



Lainox’un en önemli ürünü Naboo. Hem yemek pişirme hem de pastacılık kategorisinde ürünleri var. Pastacılık kategorisindeki ürünler Aroma by Naboo olarak isimlendiriliyor. Naboo’nun en önemli özelliklerinden biri, 10 inç dokunmatik ekrana sahip olması. Akıllı pişirme sistemine sahip olan fırının otomatik açılır kapanır bir sistemi var. Aynı zamanda yıkama teknolojisi, en yeni teknolojilerden biri. Otomatik dozajlama yapan yıkama sisteminin kimyasalları yurtdışından ithal geliyor. Dış yüzeyi şekerle kaplı olduğu için kimyasalla temasın da önüne geçiyor. Naboo’da yüzde 100 organik ve yenilebilir sıvı aromalarla yemeklere farklı tatlar katmak mümkün oluyor. Şeflerin yaratıcılığına bağlı olarak beyaz şaraptan limona, rosemary’den vanilyaya kadar pek çok aromayı tek tuş yardımıyla yemeğinizde kullanabiliyorsunuz. Ayrıca özellikle A La Carte restoranlarda birbirinden farklı yemekleri aynı anda pişirme şansı tanıyor.



5 dakikada teknik servis desteği

Lainox ürünleri geleneksel pişirme yöntemlerine göre zamandan yüzde 70 tasarruf, enerjiden yüzde 70, sudan 95, yağdan yüzde 95, et firesinden yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Gürkan Dişçeken, “Bu fırın için ödediğiniz paranın bir yıl gibi kısa bir sürede kendi kendinin amorti etmesi anlamına geliyor. 10 yıl sonra Naboo’dan elde edilen tasarrufla yatırımcının cebinden para çıkmadan mutfaklarını yenileme şansına sahip olabiliyorlar. Endüstriyel mutfağı bir insana benzetebiliriz. Endüstriyel mutfakta da fırın atardamar, bulaşık makinesi toplardamardır. Bu iki ürün pahalı oldukları için yedekleri olmayan ürünlerdir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki 500 bin Euro’luk bir endüstriyel mutfak projesinin 150 bin Euro’sunu fırın ve bulaşık makineleri oluşturur. Bu yüzden de yatırımcının en çok dikkat etmesi gereken şey, gerçek anlamda sağlam, az arıza veren, arıza sonrasında bizim gibi 5 dakika içerisinde müdahale edebilen teknik servis altyapısına sahip firmalardan ürün satın almak olmalı. Aksi takdirde, iki öğün yemek pişiremediğinizde bunun geri dönüşü olmuyor. Rekabet çok üst düzeyde. Müşteriler artık olumsuzlukları şikayet etmek yerine o mekana gitmemeyi tercih ediyor” diyor.



Diğer haberler